Nevşehir Basın

Biraz hayat, biraz yıldız, bolca merak

Sağlıklı Yaşam

Tatilde beslenme düzenini korumanın yolları

Tatilde her şeyi kontrol etmeye çalışmak gereksiz. İki üç küçük çıpa, açık büfeyi ve dönüş yorgunluğunu şaşırtıcı derecede dengeliyor.

Tatil, düzenin bilinçli olarak bozulduğu bir dönemdir; zaten amacı da budur. Sabah alarmının kapatıldığı, öğün saatlerinin kaydığı, mutfağın başkasına devredildiği günler dinlendirir. Ancak dönüşte pek çok kişi kendini ağırlaşmış, şişkin ve yorgun hisseder. Sorun tatilin kendisi değil, hiçbir çıpanın bırakılmamış olmasıdır. Birkaç basit alışkanlığı korumak, tatilin tadını hiç eksiltmeden dönüşü çok daha kolay kılar.

Açık büfenin mantığı

Açık büfe, insanın karar verme yetisini zorlayacak biçimde tasarlanmıştır: çok sayıda seçenek, sınırsız miktar ve ödenmiş bir bedel. Bu üçlü bir araya geldiğinde, kişi aç olduğu için değil, "hakkını almak" için yemeye başlar. En işe yarar taktik, tabağa uzanmadan önce büfeyi bir kez baştan sona yürüyerek gezmektir. Ne olduğunu görmeden alınan ilk tabak genellikle en dolu olanıdır ve sonra zaten canınızın çektiği şey ortaya çıkar.

İkinci taktik, tabağı bir kez doldurup oturmaktır. Küçük tabak almak, önce salata ve sebze tarafından başlamak, sıcak tabakları ikinci turda seçmek işe yarar. Kahvaltıda ise yumurta, peynir ve yeşillik çekirdeğini korumak, tatlı ve hamur tarafını bir seçimle sınırlamak günü belirgin biçimde hafifletir.

Değişmeyecek birkaç çıpa belirleyin

Tatilde her şeyi kontrol etmeye çalışmak hem yorucu hem de gereksizdir. Bunun yerine iki üç küçük kural belirlemek yeterlidir. Örneğin: her gün en az bir öğünde sebze bulundurmak, günde en az yirmi dakika yürümek ve şekerli içecek yerine su içmek. Bu üç kural, geri kalan her şeyin serbest olduğu bir tatilde bile dengeyi şaşırtıcı derecede korur.

Su tarafı özellikle önemlidir. Sıcak iklimde, havuz ve deniz kenarında geçirilen günlerde sıvı kaybı artar; ancak susama hissi bazen açlıkla karıştırılır. Yanında bir su şişesi taşımak, hem gereksiz atıştırmayı azaltır hem de baş ağrısı ve halsizlik gibi sık görülen tatil şikâyetlerini hafifletir.

Hareketi programın parçası yapın

Tatilde spor salonu aramak çoğu insan için gerçekçi değildir, ama hareket zaten tatilin doğal parçasıdır. Şehri yürüyerek gezmek, sahilde sabah yürüyüşü, denizde yüzmek, bisiklet kiralamak ya da otelin merdivenlerini kullanmak fazlasıyla yeterlidir. Amaç antrenman yapmak değil, uzun araba ve uçak yolculuklarının, plaj şezlongunun ve akşam sofralarının getirdiği hareketsizliği dengelemektir.

Sabahın erken saatlerinde yapılan kısa bir yürüyüş, aynı zamanda gün ışığı almayı da sağlar. Bu, saat farkı olan yerlerde uyku düzeninin yeni ritme oturmasını hızlandırır. Uykuya gelince: tatilde geç yatıp geç kalkmak zararlı değildir, ancak her gün farklı bir saatte yatmak yorgunluğu artırır. Kabaca benzer saatlerde uyumak, tatilin dinlendirici olmasını sağlayan asıl unsurdur.

Yerel mutfağı keşif olarak görün

Gidilen yerin yemeklerini denemek, tatilin en değerli taraflarından biridir ve bundan kaçınmanın anlamı yoktur. Fark yaratan şey, aynı gün içinde her şeyi denemeye çalışmak yerine seçim yapmaktır. Öğle yemeğinde ağır bir yerel spesiyalite denendiyse akşamı hafif tutmak, gün içinde dengeyi kendiliğinden kurar. Yerel pazarlardan alınan meyve, kuruyemiş ya da yoğurt, hem otantik hem de pratik bir ara öğün seçeneğidir.

Yol günleri ayrı bir başlıktır. Uzun otobüs, uçak ya da araba yolculuklarında akla ilk gelen çözüm dinlenme tesisi ve havalimanı büfeleridir; ikisi de sınırlı ve pahalı seçenekler sunar. Çantada taşınan birkaç basit şey bu sorunu ortadan kaldırır: bir avuç kuruyemiş, kuru meyve, tam tahıllı bir kraker, yıkanmış meyve ve mutlaka su. Ayrıca uzun yolculuklarda iki üç saatte bir ayağa kalkmak, koridorda birkaç adım atmak ya da molada kısa bir tur yürümek, bacaklardaki ağırlık hissini ve varış yorgunluğunu belirgin biçimde azaltır.

Dönüş için birkaç saat ayırın

Tatil dönüşü yaşanan asıl zorluk, boş bir buzdolabıyla eve girmektir. Yorgun bir insanın o akşam yapacağı tek şey dışarıdan yemek söylemektir ve düzensizlik birkaç gün daha uzar. Dönmeden önce basit bir alışveriş planı yapmak ya da dönüş günü için dondurucuda hazır bir yemek bırakmak, geçişi ciddi biçimde kolaylaştırır. İlk gün tartıya çıkmamak da işe yarar; tatil dönüşü görülen fark çoğunlukla sıvı dengesiyle ilgilidir ve birkaç gün içinde kendiliğinden yerine oturur.