Uzun Bekleyiş, Kısa Final: Yetişkin Evresi En Kısa Canlılar
Bazı canlılar ömürlerinin neredeyse tamamını suyun dibinde ya da toprağın altında geçirip kanatlarını yalnızca günlerce kullanır. Döngünün en kısa ama en belirleyici son evresi.
Doğada bir canlının ömrü denince akla genellikle toplam süre gelir. Oysa bazı türlerde asıl şaşırtıcı olan toplam süre değil, o sürenin nasıl bölündüğüdür. Hayatının neredeyse tamamını suyun dibinde ya da toprağın altında geçirip, kanatlarını yalnızca birkaç gün ya da birkaç hafta kullanan canlılar vardır. Bu türlerde döngünün son evresi, en kısa ama en belirleyici bölümdür; geriye kalan her şey o kısa final için hazırlıktır.
Uzun hazırlık, kısa sahne
Bir canlının yaşam döngüsü genellikle yumurta, ara evre ve yetişkin evresi olarak ilerler. Çoğu böcekte ara evre beslenmeye ve büyümeye ayrılmıştır; yetişkin evresi ise üremeye. Bazı türlerde bu iş bölümü öyle keskinleşir ki yetişkin birey beslenme yeteneğini büyük ölçüde yitirir. Ağız yapıları körelmiştir, sindirim sistemi işlevini kaybetmiştir. Böyle bir canlı için yetişkinlik, beslenilen bir dönem değil, biriktirilmiş enerjinin harcandığı bir bitiş evresidir.
Suda yıllar, havada saatler
Bir günlük sinek olarak bilinen mayıs sinekleri bu düzenin en bilinen örneğidir. Larvaları akarsu ve göl tabanlarında aylarca, kimi türlerde yıllarca yaşar; bu süre boyunca beslenir, defalarca deri değiştirir ve büyür. Kanatlanıp sudan çıktıktan sonra ise ömürleri çoğunlukla saatlerle ya da birkaç günle sınırlıdır. Yetişkin bireylerin ağız parçaları işlevsizdir; beslenmezler. Bütün yetişkin evresi eş bulmaya ve yumurta bırakmaya ayrılmıştır.
Kanatlandıktan sonra bir kez daha
Mayıs sineklerinin ilginç bir ayrıntısı, kanatlarını kazandıktan sonra bir kez daha deri değiştirmeleridir. Sudan çıkan birey önce mat renkli, tam olgunlaşmamış bir ara biçimdedir. Kısa bir süre sonra son bir gömlek daha atarak asıl yetişkin hâlini alır. Kanatlı hâldeyken yeniden deri değiştiren başka bir böcek grubu bilinmez. Yani bu türlerde son parça, gerçekten en sona bırakılmış ayrı bir adımdır.
Toprağın altındaki uzun bekleyiş
Ağustos böcekleri farklı bir örnek sunar. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra toprağa iner ve bitki köklerinden beslenerek yıllarca yer altında kalır. Kuzey Amerika'da yaşayan periyodik türlerde bu bekleyiş on üç ya da on yedi yıl sürer ve koloni büyük ölçüde aynı yıl içinde topluca yüzeye çıkar. Yetişkin evresi ise birkaç haftadır. Yer altındaki uzun sessizlik boyunca biriken enerji, kısa süren bu son dönemde ses çıkarmaya, eş bulmaya ve yumurta bırakmaya harcanır.
Beslenmeyen yetişkinler
Bazı büyük gece kelebeklerinde de benzer bir düzen görülür. Tırtıl evresinde yoğun biçimde beslenirler ve gövdelerinde büyük bir enerji deposu oluştururlar. Kanatlarını açtıktan sonra ise ağız yapıları beslenmeye elverişli değildir. Ömürleri, tırtıl evresinde biriktirdikleri kaynağın yettiği kadar sürer. Bu türlerde yetişkin bireyin görevi tek bir işe indirgenmiştir; o iş bittiğinde döngü de kapanır.
Bu düzen neden işe yarıyor?
- Beslenme ve üreme farklı evrelere ayrıldığında her evre tek bir işe göre biçimlenebilir; ara evre sindirime, yetişkin evre harekete ve üremeye uygun hâle gelir.
- Kısa ve toplu bir çıkış, avcıların o kadar bireyi aynı anda tüketmesini imkânsız kılar; sayıca çokluk bireyi korur.
- Yetişkin evrenin kısa olması, o dönemde beslenme rekabetini ortadan kaldırır.
- Ara evrenin uzun olması, kaynakların bol olduğu döneme denk gelmeyi kolaylaştırır.
- Son evrenin havaya taşınması, yumurtaların yeni alanlara dağılmasını sağlar.
Çıkışın zamanlaması
Bu canlılarda son evrenin ne zaman başlayacağı rastgele değildir. Su sıcaklığı, toprak sıcaklığı, gün uzunluğu ve nem gibi işaretler birikerek çıkış zamanını belirler. Aynı bölgedeki bireylerin neredeyse aynı günlerde ortaya çıkması bu yüzdendir. Toplu çıkış hem eş bulmayı kolaylaştırır hem de bireysel riski azaltır. Zamanlama şaştığında, örneğin mevsim koşulları alışılmadık biçimde değiştiğinde, kısa yetişkin evresi elverişsiz bir döneme denk gelebilir.
Kısa evrenin ekosistemdeki karşılığı
Bu kısa süreli toplu çıkışlar yalnızca o türü ilgilendirmez. Sudan ya da topraktan aynı anda çıkan çok sayıda birey, kuşlar, balıklar ve diğer avcılar için kısa süreli ama yoğun bir besin kaynağı oluşturur. Ömürlerini tamamlayıp düşen bireyler ise besin döngüsüne geri karışır. Yani bu türlerin son evresi, kendi döngülerini kapatırken çevrelerindeki başka döngüleri besler.
Doğada uzun süre görünmeden yaşayıp kısa bir final için ortaya çıkan canlılar, ömrün uzunluğu ile önemi arasındaki farkı iyi anlatır. Bir canlının haftalarca süren yetişkinliği, yıllarca süren hazırlığın sonucudur. Son evrenin kısalığı bir eksiklik değil, döngünün en verimli biçimde tamamlanma yöntemidir.